TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi'nde yaşananlar TMMOB'deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart'ta İMO Öğrenci Kurultayı'nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu'nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.


  • İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
  • Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.
Destek için: www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com

23 Eylül 2009 Çarşamba

Açıklama No. 28: İMO’da Soruşturma Terörüne Son, TMMOB ve İMO’da Demokrasi İstiyoruz

http://ivmedergisi.googlepages.com/ivme_logo1.JPG

İMO’da SORUŞTURMA TERÖRÜNE SON
TMMOB ve İMO’da DEMOKRASİ İSTİYORUZ

TMMOB önünde demokrasi nöbeti başlatmamız üzerinden tam bir ay geçti. İMO’da başlatılan, TMMOB etkin yönetim anlayışı tarafından da sürdürülen devrimci demokrat mühendislere dönük tasfiye ve siyasi linç hareketine karşı bir aydır TMMOB önündeyiz.

Taleplerimiz, İnşaat Mühendisleri Odası’nda yaşanan süreçten ve sonrasından genel olarak rahatsızlık duyan ve bu sürecin çözülmesi gerektiğini düşünen tüm demokrat meslektaşlarımızın altına imza atabileceği taleplerdir.

Hatırlanacağı gibi 14 Mart 2009 tarihinde İMO 2. Öğrenci Üye Kurultayı’nda bazı İMO yönetici ve çalışanlarının öğrenci üyelere fiziki saldırısıyla başlayan süreç, 3 Haziran’da İMO Küçük Kurulu’nda yaşanan kavgayla devam etmiş, 11 Haziran 2009 tarihinde ise TMMOB YK başkanının gözleri önünde çoğunluğunu mühendis-mimar olmayanların oluşturduğu 100 kişilik bir grubun ellerinde bıçaklarla devrimci demokrat mühendislere saldırmasıyla başka bir boyuta ulaşmıştı.

Bu yaşananlar karşısında bizler İvme Dergisi olarak
İMO’daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulması
• Bu süreçle ilgili gerçeklerin tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklanması,
• Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılması
talepleriyle bir aydır her pazartesi TMMOB’nin önündeyiz.

Ne var ki TMMOB yönetimi bir aydır binalarının önünde demokrasi nöbeti tutan üyelerinin taleplerine gözlerini kapatmış durumdadır. Bu, örgüt içi demokrasi talebini görmezden gelmektir. İMO yönetimi ise bırakalım örgüt içi demokrasi talebini gündemine almayı, antidemokratik uygulamalarına yenilerini ekleyerek YÖK’ün üniversite öğrencilerine açtığı soruşturmaların benzerlerini +İvme yayın kurulu üyelerine açmakla meşguldür.

“(...) 2. Öğrenci Kurultayı’nda dağıttığınız bildiriler ve dahil olduğunuz olaylar ile ilgili gerekçeleri tarafımıza bildirmenizi (...)” denilerek bildiri dağıtmak soruşturma konusu yapılmış, İMO yöneticilerinin tekme tokatlar ve ağza alınmayacak hakaretlerle yaptığı saldırıyla ilgili mağdur olan Mustafa Gezegen ve Murat Kılınç adlı yayın kurulu üyelerimiz, henüz yanıt vermeleri bile beklenmeden öğrenci üyelikten çıkarılarak cezalandırılmışlardır.

Cezalandırmalar öğrenci üyelerle sınırlı kalmamış, 13 Temmuz 2009 tarihinde İMO’ya kayıtlı 5 +İvme yayın kurulu üyesine Oda tarafından soruşturma açılmıştır.

Yayın Kurulu üyelerimize gönderilen metnin daha ilk cümlesinde “saldırıyı gerçekleştirenler arasında bulunan ve/veya İvme Dergisi Yayın Kurulu’nda yer alan” ifadesinde birbirinden vahim iki nokta bulunmaktadır: Öncelikle “saldırıyı gerçekleştirenler” denilerek, soruşturma adı altında yazılmış bu metinde soruşturmanın sonuçlandırılması beklenmeden hüküm verilmiştir. İMO yönetiminin demokrasi anlayışı anlaşılan “suçu ispatlanıncaya kadar herkes masumdur” ilkesini kabul eden burjuva hukuku kadar bile ileri değildir.

Öte yanda ise bu cümleden, İvme Dergisi yayın kurulu üyesi olmanın İMO yöneticileri için soruşturma sebebi olduğu ortaya çıkmıştır. İMO yönetimi açıkça İvme’ye –ve muhtemelen kendisinden farklı düşünen ve bunu ifade eden herkese de- düşmanlık içindedir. Bunun en somut kanıtı soruşturma açtığı kişilerdir. Soruşturma açılan 5 kişiden sadece 2’si Ankara’da ikamet etmekte ve Ankara’daki Küçük Kurul’un üyesi olmaktadır; geri kalan 3 kişiden ikisi İstanbul’da, biri ise Libya’da ikamet etmektedir.

Devlet bile yayınlarla ilgili yalnızca sorumlu yazı işleri müdürünü sorumlu tutarken, İMO yöneticileri bu noktada devleti de geride bırakmıştır: İMO yöneticileri tüm İvmecileri, İvme Dergisi üyesi olmayı suçlamaktadır. Acaba İMO yöneticileri İvme Dergisi okuyan mühendislere de bu dergiyi okudukları için soruşturma açmayı ya da İvme’nin desteklediği listelere oy vereceklere dönük herhangi bir cezai işlem uygulamayı da düşünmekte midir? Ya da başka odalara kayıtlı İvme yayın kurulu üyelerine de soruşturma açılması için -3 Haziran sonrası Odalara peşpeşe yaptırılan açıklamalar sayesinde çok iyi anladığımız- nüfuzlarını kullanacaklar mıdır?

İMO yönetimi İvme Dergisi üyesi olmayı soruşturma gerektiren bir suç gibi göstermeye çalışırken aynı zamanda bir taşla iki kuş vuracaktır: Örneğin soruşturma açılan İMO İstanbul Şb. üyesi arkadaşlarımız geçtiğimiz yıl “Demokrat İnşaat Mühendisleri” olarak çıkarılan listede yönetim kurulu adayları olmuşlardır. İMO yöneticileri İvme üyesi inşaat mühendislerine ceza vererek yayın kurulu üyelerimizin olası adaylıklarını da engelleyerek tasfiye operasyonlarını boyutlandırmaya çalışmaktadır.

Soruşturma metninin tamamı düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırıdır.
Soruların önemli bir bölümünün İvme’nin yazı ve açıklamalarında geçen ifadelerle ilgili olması bunun en somut kanıtıdır. İvme Dergisi’nin yayınlarıyla ilgili soruların soruşturmaya konu olan olaylarla ilgili sorulardan çok daha fazla olması, İMO yönetiminin amacının soruşturma yapmak değil, İvme Dergisi’ni mahkum etmek olduğunu açıkça göstermektedir.

Soruşturma metni evrensel hukuk kurallarına olduğu gibi TMMOB yönetmeliklerine de aykırılık içermektedir. TMMOB disiplin yönetmeliğinde “kişiye yöneltilen suçun açık ve anlaşılır biçimde olması” gerektiği ifade edilmesine karşın soruşturma metninde herhangi bir suç tanımı yapılmamaktadır. Dolayısıyla sorulara verilecek yanıtlarla daha sonra bir “suç” tarifi yapılacağı anlaşılmaktadır.

Ayrıca 3 Haziran’da yapılan Küçük Kurul ile ilgili İMO yöneticileri oda organları kullanılarak böyle bir soruşturma yürütmeye yetkili değildir. Zira resmi yönetmeliklerde “küçük kurul” adıyla anılan bir kurul yoktur. Küçük Kurul, oda organlarının dışında, demokratların kendi aralarındaki hukuk çerçevesinde oluşturdukları bir kuruldur. Bu kurulda yaşananlar Oda’nın resmi yapısını ilgilendirmez. Yapılmaya çalışılan soruşturma bu yönüyle de hukuk dışıdır.

İvme Dergisi’nin yayınlarında kullandığı ifadeler, hatta kendi kendisini tanımlamak için kullandığı ifadeler bile İMO yönetimi tarafından soruşturmaya konu edilirken nedense İMO ve TMMOB tarihi için bir yüz karası olan 11 Haziran gününden, yani gizli çağrılanmış Küçük Kurul toplantısında, İMO Ank. Şb. önüne “getirtilen” eli bıçaklı sokak serserilerinin TMMOB YK ve bazı Oda başkanlarının gözü önünde devrimci demokrat mühendislere saldırmasından, sonra TMMOB tarihinde bir ilk olarak devrimci demokrat üyelerin içeri girmesini engelleyen polis barikatı arkasında toplantı yapılmasından hiç söz edilmemiştir.

İMO yönetiminin sorunu çözme değil, dergimizi mahkum etme amacıyla, bir sıkıyönetim savcısı mantığı ve diliyle, dergi yayın kurulu üyelerimizin bir kısmını sorgulamaya çalışarak yürüttüğü bu hukuk dışı soruşturma, Odalarda demokrasi anlayışının gerileye gerileye vardığı noktayı ve İvme Dergisi tarafından yürütülen “TMMOB’de Demokrasi İstiyoruz” kampanyasının haklılığını bir kez daha göstermiştir.

Bizler +İvme Dergisi olarak söylediğimiz tüm sözlerin virgülüne kadar arkasında olduğumuzu ve mücadelemizin dedikodularla, hakaretlerle, işten atmalarla, eli bıçaklı adamlarla yapılan linç girişimleriyle ya da soruşturma terörüyle son bulmayacağını buradan bir kez daha duyuruyoruz.

Gerçeklerin açıklanması ve adaletin yerini bulması için TMMOB önünde her Pazartesi tuttuğumuz demokrasi nöbetini haftada ikiye çıkarıyoruz. Hukuk dışı bir soruşturma üzerinden süren tasfiye politikasını protesto etmek üzere bundan böyle Salı günleri İMO önündeyiz.

İMO’da ve TMMOB’de DEMOKRASİ İSTİYORUZ.


Mühendislik, Mimarlık ve Planlamada
+İVME DERGİSİ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder