TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi'nde yaşananlar TMMOB'deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart'ta İMO Öğrenci Kurultayı'nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu'nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.


  • İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
  • Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.
Destek için: www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com

25 Kasım 2009 Çarşamba

İMO İstanbul Şubesi Küçük Kurulu'na Katıldık

İMO İstanbul Şubesi Küçük Kurulu, 17 Kasım Salı günü saat 19.00’da Şube toplantı salonunda gerçekleştirildi. Şube YK Başkanı Cemal Gökçe’nin divan başkanlığını yaptığı İMO YK Başkanı Serdar Harp’ında bulunduğu Küçük Kurul’a yaklaşık 45 kişi katıldı. Şube yönetiminin geçmiş 2 yıllık süreçte yapmış olduğu çalışmaların sunumu ile başlayan Kurul, üyelerinin değerlendirilmesi ile devam etti.

Yönetim yandaşlarının şube faaliyetlerine yönelik hiçbir nesnelliğe dayanmayan övgülerinin ardından Demokrat İnşaat Mühendisleri üyeleri şube çalışmalarına ilişkin eleştirilerini sıraladılar.

200 sayfayı aşan çalışma raporunun içeriğinin boş olduğu; düzenlenen kurslar, seminerler, göstermelik basın açıklamaları ve açılan davalardan oluştuğu; bu kurs ve katılım sayısının başarı addedilerek göz boyanmaya çalışıldığı; nesnel elle tutulur hiçbir çalışmanın yapılmadığı gibi eleştiriler Demokrat İnşaatçılar tarafından yönetime iletildi. Bu konuşmalarda ayrıca, İMO’nun sistemin bürokratik bir kurumuna dönüştürüldüğü, tüm alanlarda olduğu gibi genel kurullarda bile yönetimin hiyerarşik bir sıra ile sınırsız söz hakkı kullanıp üyelerine çok kısıtlı söz hakkı tanıdığı, üyelerin çalışma hayatında karşılaştığı problemler ve çözümü için hemen hiç çalışma yapılmadığı, tersine üyenin önüne yetkin mühendislik gibi yönetmelik ve uygulamalarla yeni engeller çıkarıldığı, örgüt içi demokrasiyi hayata geçirmek yerine statükolarını pekiştirmek için çalışıldığı ifade edildi. Yönetimin üyelerin taleplerini daha net algılayabilmesi için 14-15 Kasım tarihlerinde düzenlenen Ücretli ve İşsiz Mühendisler Kurultayı’ndaki karar önergelerinin incelenmesinin bile yeterli olabileceği de vurgulandı.

Şube YK Başkanı eleştirileri “kendi yönetiminin hiçbir antidemokratik uygulaması olmadığı” şeklinde yanıtlayınca demokratlara şube salonlarında toplantı yeri verilmediği kendisine hatırlatıldı. Bu yanıta karşı kendi demokrasi anlayışını ortaya koyar şekilde; “İMO’da Çağdaş Mühendislerin yönetimi olduğu, kendilerinin dışında hiç kimseye yer vermeyecekleri” söylemi ile bulunulan antidemokratik konum bir kez daha doğrulanmıştır.

Toplantı süresince yapılan haklı eleştirileri hazmetmekte güçlük çeken mevcut yönetim yanlıları Demokrat İnşaat Mühendisleri’nin eleştirilerine karşı kimi zaman hırçınlaşmış, kimi zaman bu hırçınlığı tehditlere kadar vardırabilmiş, provokasyon yaratmaya çalışmıştır. Yaratılmak istenen provokasyonlara gelmeyen Demokratlar sükûnetlerini korumasını bilmişlerdir.

Küçük Kurul’daki çay arasında İMO YK Başkanı’nın İMO Ankara Şube Küçük Kurulu’nda özel güvenlik tutarak devrimci demokratları toplantı salonuna almamaya çalışması ile ilgili “daha da kötüsünü de yapabileceklerini” ifade etmesi ise dikkat çekmiştir.

İMO İstanbul Şube Küçük Kurulu’nda dikkat çeken bir başka nokta ise Şube YK Başkanı için tribün tezahüratları yapılmasıdır. Bu durum odalardaki seviyesizliği, çıkar ilişkilerinin vardığı noktayı göstermesi açısından ibret vericidir.

Sonuç olarak son dönemlerde gerek Ankara’da yaşanan olaylar, açılan soruşturmalar gerekse de oda yönetiminde bulundukları süre boyunca odamızı sürüklemiş oldukları çizgi göstermektedir ki etkin yönetim anlayışları kendi düşüncelerini dayatmak için cebir dahil birçok yönteme başvurmaktadır. İMO’yu mekanik bir mesleki çizgiye sürükleyen; demokrasiyi iki yılda bir yapılan seçimlere indirgeyen; birlikte düşünme, birlikte üretme ve birlikte yönetme mekanizması yerine dar grupçu, hizipçi anlayışı egemen kılan; gücünü üyeleri yerine açmış olduğu ücretli kurslara ve odanın tüzel kişiliğine dayandıran; halkın içinde bulunduğu sıkıntılı durumlarda çözüm üretmek ve sürece müdahale etmek yerine göstermelik birkaç basın açıklaması ve dava ile yetinen; AB, ABD, IMF, Dünya Bankası gibi emperyalist odakların hem meslek alanlarımıza hem de ülkemize yönelik dayatmalarına karşı durmak yerine onların GATT - GATS gibi sömürü anlaşmalarının sonucu olan yetkin mühendislik uygulamalarını savunan etkin yönetim anlayışlarının savrulduğu çizginin TMMOB’nin temel ilke ve çalışma anlayışını inkarı noktasına geldiği acı bir gerçektir.

Etkin yönetim anlayışının Ankara ve İstanbul'da düzenlenen Küçük Kurullardaki tavırları, acizliklerini ve güçsüzlüklerini gözler önüne sermiştir.

Her seçim dönemi yaklaşırken geliştirilen “sağcılar yönetimi alabilir” söylentisinin tekrar başlamış olduğu görülmektedir. Amaç oda üyelerinin bu konudaki hassasiyetlerini sömürmektir. Yapılmak istenen, ölümü gösterip sıtmaya razı etmektir. Üyelerine sunduğu ve sunacağı bir şeyi olmayan yönetimlerin bu kadar aciz politikalar üretmeleri normaldir. TMMOB ve İMO’da demokrasi savunanların mücadelesi ve kararlılığı neticesinde, yıkılmaz gibi görünen kalelerin kumdan olduğunun anlaşılması uzun sürmeyecektir. Odaların asli unsuru devrimci, demokrat üyelerdir. Odalar er yada geç ücretli ve işsiz, genç, devrimci, demokrat üyelerin olacaktır.