TMMOB'de Demokrasi İstiyoruz

Son zamanlarda İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesi'nde yaşananlar TMMOB'deki tüm devrimci demokrat mühendis mimar ve şehir plancıları kaygılandırmalıdır. 14 Mart'ta İMO Öğrenci Kurultayı'nda başlayan süreç, 3 Haziran İMO Ankara Şubesi Küçük Kurulu'nda yaşanan olaylarla devam etmiş; 11 Haziran'daki Küçük Kurul'da yaşananlarla tüm devrimci demokratların sorumluluk duyarak müdahil olmasını gerektirecek kadar ciddileşmiştir. Tüm bu süreç birçok kişi ve kurum tarafından yeterli bilgi edinilmeden yorumlanmış ve istenmeyerek de olsa olayların artmasının zemini hazırlanmıştır. Aşağıdaki taleplere imza atan bizler, doğru bilgiye ulaşmanın sorunların çözümü açısından en temel gereksinim olduğunu düşünüyoruz.


  • İMO'daki tüm bu süreçle ilgili tarafsız bir araştırma komisyonu kurulsun.
  • Bu süreçle ilgili gerçekler tüm devrimci demokrat kamuoyuna açıklansın.
  • Örgüt içi demokrasiyi tartışmak üzere TMMOB demokrat üye toplantısı yapılsın.
Destek için: www.tmmobdedemokrasiistiyoruz.com

9 Mart 2010 Salı

Ziraat Mühendisleri Odası'nda İşten Çıkarma




Odalarda haksız işten çıkarmalara her gün bir yenisi
ekleniyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası çalışanı Esra Demirkan hiç
bir gerekçe gösterilmeden işten atıldı.


TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası önünde dün saat
12:30'da Esra Demirkan bir basın açıklaması yaptı. Demirkan basın
açıklamasında 9 yaşında ki çocuğuna bakacak kimse olmadığı için yıllık
iznini kullanmak istediğini ancak işveren tarafından keyfi bir uygulama
ile yıllık izin verilmediğini; bunun üzerine 5 günlük sağlık raporu
aldığı ve rapor bitiminde işine geri döndüğü ve bu süre zarfında hiç
bir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldığını belirtti.


ZMO önünde yapılan basın açıklamasına TMMOB ve Bağlı
Odaları çalışanları yoğun bir katılım gösterdiler. İşten atılmaları
karınlarına koydukları yastık ve toplarla hamile taklidi yaparak ve
Yaşasın İşçilerin Birliği, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz, İş Emek Yoksa
Barış ta Yok sloganları atarak protesto ettiler.


Basın açıklamasında Kuralsız Güvencesiz Çalışmaya
Hayır, Güvenli İş Güvenli Gelecek, İşten Atılmalara Son, Yaşasın
İşçilerin Birliği dövizleri de taşıyan oda çalışanları; basın
açıklamasını bitiren Esra Demirkan'ın hemen ardından konuşmaya çalışan
ZMO yönetiminden Gökhan Günaydın alkış ve yuhalamalarla protesto
ettiler.


TMMOB ve Bağlı oda çalışanları dışında Eczacılar
Birliği, Ankara Tabip Odası, ASMMMO çalışanlarının da katıldığı basın
açıklamasına doksanı aşkın çalışan katıldı.


Basın metnini aşağıda okuyabilirsiniz.


İvme Dergisi



BASINA VE KAMUOYUNA

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası'nda 26 Haziran 1999
tarihinde başlamış olduğum görevim 04 Şubat 2010 tarihi itibari ile
hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden, tamamen keyfi bir uygulama ile son
bulmuştur. İşten atılma sürecim şöyle gelişti;


Çalışmış olduğum 10 yıl 8 ay boyunca ne işimle, ne
de ODA Yöneticileri, ODA çalışanları, ODA üyeleri ve ODA görevimle
ilgili hiçbir sorunum olmamış; hakkımda soruşma açılmasını, savunmamın
alınmasını gerektirecek hiçbir olumsuzluk yaşanmamıştır.


Çalışma hayatım boyunca, ailemden fedakarlık yaparak
işimi hep ön planda tutmuş, elimden gelenin fazlası ile işim için tüm
özeni göstermiş bulunmaktaydım.


9 yaşındaki oğlumun okulunun 23 Ocak ve 08 Şubat
2010 tarihleri arasında yarı yıl tatiline girmesinden dolayı, bu
tarihler arası 20 günlük yasal yıllık iznimin 13 gününü kullanma
talebim olmuş bu talebim Oda yönetimi tarafından olumsuz karşılanmıştır.


29 Ocak 2010 Cuma günü itibari ile 5 gün rapor almak
durumunda kalmış, izin alamadığım için mecbur rapor alacağım durumunu
da Oda Genel Sekreterleri ve ODA II. Başkanı'na daha önceden sözlü
olarak bildirmiştim.


Raporlu olduğum sürenin dolmasıile iş başı yaptığım
03 Şubat 2010 Çarşamba günü çalıştığım odadan bir masanın eksildiği ve
o masada oturan arkadaşın yerime oturduğunu gördüm. Oda Genel
Sekreteri'nin odasına gittiğimde sözlü olarak tarafıma “rapor almamın
sıkıntı yarattığı bundan dolayı 01 Şubat 2010 günü Yönetim Kurulu
toplantısı yapılarak ODA ile ilişiğimin bir sonraki gün olan 04 Şubat
2010 tarihi itibari ile kesilme kararı alındığı” söylendi ve alınan
kararın yazılı metni tarafıma teslim edildi.


İşyerimde çirkince masa eksiltilmesi yapılmış ilişik
kesilme tarihim bir gün sonrası olmasına rağmen çalışmış olduğumuz
programda yetkilerim kapatılmıştı.


Sözün bittiği yerdi…


Şuan 7.5 aylık hamileyim çalışmaya devam etseydim 15
Mart 2010 tarihi itibari ile doğum iznine ayrılacaktım. Son dönemde
işverenler tarafından emekçilere yönelik olarak uygulanan mobbing
(psikolojik şiddet, baskı, rahatsız etme veya sıkıntı verme) bir kez
daha Ziraat Mühendisleri Odası'nda karşımıza çıktı. İşveren emekten,
demokrasiden, işçiden yana tavır takındığını her yerde haykırırken, iki
ayı aşkın süre Ankara'da direniş destanı yazan TEKEL işçilerine destek
verdiklerini her yerde belirtirken ; sırf kadın olduğum, sırf hamile
bir kadın olduğum, sırf hamile bir kadın ve doğum iznine çıkacak bir
kadın olduğum için beni kendilerine yük görerek işten attılar.


10 yılıaşkın özverili çalışmamın mükafatının karşılığının böyle bir duruma maruz bırakılışımla sonuçlanması onurumu çok kırdı.


Çalışma hayatım boyunca bunu hak edecek ve en önemlisi böyle bir olayın olmasını yönetime düşündürecek hiçbir davranışım olmadı.


Bu karar ülkemizde birçok işyerinde olduğu gibi
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası'nda da yaşanan güvencesiz çalışmanın
bir sonucudur.


Herkesin bildiği gibi TMMOB Kadın Mühendis, Mimar ve
Şehir PlancılarıKurultayı
SonuçBildirgesi bir süre önce yayımlandı.
Orada bakın kadınların ezilmeleri, sömürülmeleri ile ilgili neler
belirtiliyor. Sonuç bildirgesinden bazı başlıklar şöyle; “Meslek sahibi
diğer kadınlar gibi mühendis, mimar ve şehir plancıları kadınların da
"kurtulmuş" oldukları varsayımı toplumda yaygın olarak kabul
görmektedir. Bu nedenle kadın mühendis, mimar ve şehir plancıların
cinsel, fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete uğrayabilecekleri
gerçeği görmezden gelinmektedir. İşini kaybetme kaygısı ya da diğer
nedenlerle çoğunlukla gizli kalan bu saldırılardan dolayı kadınlar
zarar görmekte ve çözüm konusunda yalnız kalmaktadır….


Bakım hizmetlerinin toplumsallaşmasıamacıyla, bebek
bakımüniteleri, kreş ve anaokulları, yaşlıve hasta bakım evleri,
gündüz ve gece bakım evleri ve bakım destek birimleri gibi hizmetler
kamusal olarak verilmelidir. İşyerlerinde kreş açılması için yalnız
kadın sayısı değil, tüm çalışan sayısı dikkate alınmalıdır. Yasalarda
bulunan anne ve baba için ücretli doğum izni ve emzirme izninin
ihtiyaçlara göre artırılması ve yine anne ve baba için ebeveyn izninin
yasalarla düzenlenmesi, kadınların doğum izni sırasındaki ücretlerinin
ve primlerinin tam ve eksiksiz ödenmesi için mücadele edilmelidir.”


Bir yandan TMMOB Kadın Kurultayı'nda hamile
kadınlara yönelik talepleri sıralayacaksınız, bir yandan kadının nasıl
ezildiğini ve iki kez hem evde hem iş yerlerinde ezildiğinden dem
vuracaksınız ama pratikte 7,5 aylık hamile bir işçi kadını işten
atacaksınız.


TMMOB Ziraat Mühendisleri Odasıvb. işyerlerinde
işten çıkarmaların son bulması için çözüm anayasal bir hak olan
sendikal örgütlenmeden geçmektedir.


Ziraat Mühendisleri OdasıYönetim Kurulu
Başkanlığı'na bir an önce işime geri dönmek istediğimi bildiriyor,
bunun için ne tür mücadele gerekiyorsa onu yapacağımı buradan bir kez
daha basına ve kamuoyuna açıklıyorum.


Saygılarımla,



ESRA DEMİRKAN


4 Mart 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder